| Ekli Kelime |
Kelime Tercümesi |
|
Maçarula |
Tam olgunlaşmayınca acı olan, bekletınce olgulaşıp siyah rek alıp şeker gibi olan (Loğlanan) bir cins armut. <<Bu sene maçarula da çoğ gaturmiş. Usti doli.>>
|
|
Mahana |
Bahane. << Daha mahana bulma bayrama bekliyeruğ.>>
|
|
Makuval |
Böürtlen. <<Derelara yoğari galdım. Tikannarın usti makuval doliydi.>> |
|
Manfaatli |
Faydalı. <<Bal kaymağ karişturup yemağ çoğ manfaatlidur.>> |
|
Maran |
Ahşaptan yapılmış kağnı tekerinin çapına geçirilmiş demir çenber. <<Tekirlar kurumiş maran atti. Benda tekirlari arabadan çığardıp çoça soğtum.>>
|
|
Masat |
Tırpan ve bıçak bilemede kullanılan 25 cm boyunda, 5cm genişliğinde, 2.5 cm kalılığında elipsoyit bilema taşi. << Adam tırpana bir masat çekiyer goz ilişturamasın.>> |
|
Mayğoş |
Tadı ekşimsı. <<Kanayağli gebedur. Mayğoş alma ğoşuna gedar.>> |
|
Mazi |
Oküz arabasının (kağnı) tekerleklerini birbirine bağlayan 15-20 cm kalınlığında meşe ağacından yapılmış dingil. <<Ardahana okuz arabasinan panta goturiyeruğ. Sarzebın yaylasıni asilduğ. Mazi tut |
|
Maşğala |
meşale |
|
Meccane |
Karşılıksız. <<Begunki gunda meccanemi çalışaçavuğ yani.>> |
|
Meğelef |
Hayırsız. |
|
Merek |
Ahşap tomruklardan yapılmış içerisine ot ve saman konulan bina. Samanlık <<Yazuğ yaho…! Bu kışın ortasında adamın meregıni yağmişlar.>>
|
|
Meres |
Köpeğin yaşı.. <<Sizın it kaç meresdur.>> |
|
Mertek |
Ahırın tavanına döşenen kalın kalaslar. <<Ağori paklamamişiz. Gettimki poği mertega vurmiş.>> |
|
Mesğal |
Yaylalık yerlerde yetişen, meyveleri üzüm salkımını andıran, nohut büyüklüğünde, kırmızı rekli, ekşi tatta meyve. <<Aşşağki meşada mesğal gordum. Usti doli ama yerişmamiş.>> |
|
Meser |
Ahşap malzemeden yapılmıiş bir tür bahçe çiti. Sırıkların boyu mesafede (yaklaşık 3m) meşe ağacından 2 metrelik direkler dikilir. Alttan üsten bunlara ikişer adet sırık çakılır. Bu sırıklara yere dik |
|
Meymenet |
yüzüne bakınca güven duyulmayan. << Boş ver oni meymenetsız adamın birıdur.>>
|
|
Meşe |
Bu yörede meşe ağacına pelut denir. Ormanada meşa denir. <<Ruskatiye çığmış. Okuzi doyurun, yarın obaştan meşaya gediyeruğ.>>
|
|
Meşveret etmağ |
En az iki kişinin bir konu üzerinde tartışıp karara varması. <<Camida meşveret etduğ yarın yaylaya çığiyeruğ.>> |
|
Mila |
15 cm boyunda 2 cm çapında ağaçtan yapılmış çocukların mila oyununda kullandıkları alet. Buna deynekle vurularak oynanır. <<Hayde gedağda boyuk çayırda mila oyniyağ.>>
|