| Ekli Kelime |
Kelime Tercümesi |
|
Baca |
Binanın çatısı. Ahşap evlerin çatıları genelde evin iki yanına meyilli olur. İki yanda iki ağaç oluktan evin arkasına yağmur suyu akar. Üzeri bedevra ile kaplı olur. Bedevrayı tutturmak için enlemesin |
|
Baca boğoza geçmağ |
Her er kişinin evlendiği kadınının omür boyu sorumluluğunu taşıması. <<Na edağ çekacavuğ. Bır kere baca boğoza geçmiş.>>
|
|
Baga |
Ahşaptan yapılmış önüne zincirle hayvanların bağlandığı ahırın birkenarında boydan boya uzanan içerisine hayvan yemi konulan yemlik. <<Ağorda rağ ruğ varidi. Gettımki inek kırmiş dugayı bagaya t |
|
Baga egridur |
Yaptığı işi beceremeyen kişi kullandığı alete bahane bulursa. Kendi suçunu alete yıkarsa. Bu kımse için bu söz kullanılır. Yemi beyenmeyıp yemiyen hayvan için aslında yemi yer fakat suç yemliktedir. |
|
Bayağ |
Az önce, demin <<-Bizimkilari gordunmi? –Bayağ aburdan geçtilar.>> |
|
Başkıltık |
Yatakta başın konulduğu taraf.
|
|
Bedevra |
1m boyunda yaş soç (ladin) budaksız tomruğu yarılarak elde dilen, ahşap evlerin çatılarını örtmede kullanılan, 10 cm genişliğindeki tahta. << Bacanın karını attım. Bedevrasi hep çurumiş. Yaylay |
|
Bedva |
Beddua. <<Kardeşım durup dururkan bedva etma.>> |
|
Bend |
Deyirmene su bağlanan arkın başi. Deyirmen çalışmadığında su buradan dereye çevrilır. <<Degirmanın bendına çiğda suyi kes. Tağıl endı. Degırman boşa donmasın. Dişlari aşınur.>>; <<De |
|
Berf |
Kar. <<Berf kağmadiki bir tallaları koşağ.>> |
|
Bibi |
Babanın kizkardeşi. << Hafta soni bibigila gedağ tut kirez yeruğ.>>
|
|
Bicoka |
İyneyapraklı ağaçların kozalağı. <<Çocuğikan bicokadan tavar yapar oynarduğ.>>
|
|
Bişi |
10 cm çapında yağda kızartılarak pişirilen hamurdan yapılmış bır çeşit ekmek. Küçüğüne ‘gikil’ denir. Genellikle bal, reçel ve pekmeze batırılarak yenır. Tabi yanında da lahana tur |
|
Bogurmağ |
Kotü kötü bağırmak. Genelde sığırlar için kullanılır. <<Okuzlar koti boguriyer. Bağh guleşacağlar.>>
|
|
Bonduruğ |
Koşun. İki başina öküzlerin koşulduğu (iki ‘sami’ arasına oküzün boynu geçirilip samilerin uçları kıl ipinden yapılmış ‘sanbağı’ ile bağlanması) ortasında iki a |
|
Bostan |
peg Etrafı (çeper denen sırığlarlar ve kazıklarla yapılan) çıtle çevrili. Genellikle turşuluk lahana yetiştirilen sebze bahçesi. <<Camuşlar bostanın sırığlarıni kırmiş, lağanay hep yemişlar. All |
|
Buğari |
Ahşap evlerin arka kısmında bulunan taş ocağın uzerınde dumanın çıkması için yükseltilen taş duvardan yapılmış kule şeklindeki baca. <<Adam çoğ guzel buğari yapmiş. Ama dumani egri tutiyer.>& |
|
Burğmağ |
Burkulma. Ayak veya kol lıflerinin bilek kısmında kopması.Burkulan organ şişer. Yörede ikinci bır kişi tarafından burkulan yere yağ veya sabun sürülerek kayganlaştırılır. İki baş parmakla kuvvetlı bas |
|
Burmağ |
Hadım etmek. At ve tosunların taşakları iple sıkılarak, cinsel faaliyeti engellenır. Taşaklar küçülerek kururlar.<<Tosunlar epey boyudi. Burdurağda arabaya koşağ.>>
|
|
Buyul |
Bu yıl. Bu sene. <<Buyul gena bekarım.>>
|